Loading

İhtiyaç ve sorularınız için
iletişime geçin

12. Yargı Paketi ile Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarında Getirilen Değişikliklerin Değerlendirilmesi

12. Yargı Paketi ile Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarında Getirilen Değişikliklerin Değerlendirilmesi

    Gelişen dijital finans altyapıları ve siber suç yöntemleri karşısında ceza adalet sistemimiz, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile çok kritik bir dönüşüm geçirmiştir. Kamuoyunda “IBAN kiralama” veya “hesap kullandırma” olarak bilinen fiiller, yapılan bu yasal düzenleme ile Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 158. maddesine eklenen 4. fıkra kapsamında özel bir iştirak rejimine tabi tutulmuştur.

  Bu yazımızda, 7589 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin nitelikli dolandırıcılık suçuna etkileri, ceza indirimi şartları, infaz kısıtlamaları ve CMK kapsamındaki koruma tedbirleri bütüncül bir yaklaşımla ele alınmıştır.

 

1-) TCK m. 158/4 Hükmü ve Suça İştirakta Aranan Özellikler

   31 Temmuz 2026 tarihli değişiklik öncesinde, dolandırıcılık organizasyonlarına banka hesabı veya kart sağlayan kişilerin hukuki statüsü tartışmalıydı. Uygulamada bu kişiler sıklıkla TCK m. 37/1 uyarınca müşterek fail olarak cezalandırılmakta , doktrin ise fiil üzerinde fonksiyonel hakimiyet kuramayan bu faillerin yardım eden (TCK m. 39) sayılması gerektiğini belirtmekteydi.

    7589 sayılı Kanun ile TCK m. 158’e eklenen 4. fıkra ise bu tartışmayı sonlandırarak özel bir iştirak indirimini ihdas etmiştir:

“Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.” hükmü kanuna eklenmiştir.

    Bu hüküm kapsamında;

a. Hesap kullandırma, bağımsız bir suç şeklinde belirtilmemiş olup dolandırıcılık suçunun özel bir iştiraki olarak düzenlenmiştir.

b. Sanığın suç organizasyonundaki tek rolü “hesap/kart veya zorunlu bilgileri vermek” olmalıdır. Eğer sanık mağdurla telefonda/mesajla görüşmüş, sahte ilan vermiş, parayı ATM’den fiziken çekerek örgüt liderine teslim etmişse katkısı “sınırlı” sayılmayacak ve yarı oranındaki indirimden faydalanamayacaktır.

c. İndirim yalnızca geleneksel banka hesaplarını değil; ödeme hizmeti sağlayıcıları ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapların devrini de kapsamaktadır.

 

2-) Yarı Oranındaki İndirimin Uygulanamayacağı Örnekler

   TCK m. 158/4 ile getirilen yarı oranındaki (1/2) ceza indirimi emredici bir niteliğe sahip olmakla birlikte yalnızca TCK m. 157 ve TCK m. 158 maddelerinden kurulan mahkûmiyetlerde uygulanabilir.

   Soruşturma veya kovuşturma aşamasında eylem aşağıdaki şekilde vasıflandırılırsa indirim uygulanmaz:

a. TCK m. 142/2-e : Mağdurun iradesi sakatlanmadan, doğrudan hesabına girilerek para transfer edilmişse.

b. TCK m. 245/1 : Başkasına ait kart veya kart verilerinin rıza dışı kullanımıyla menfaat sağlandığı hallerde.

c. TCK m. 244/4 : Bir gerçek kişi aldatılmaksızın doğrudan bilişim sistemindeki veriler değiştirilmişse.

 

3-) Geçici Madde Düzenlemelerinin İnfazlar Açısından Değerlendirilmesi

   31 Temmuz 2026 değişikliği, sadece ceza miktarında indirim yapmamış, aynı zamanda katı bir zarar giderme ve infaz rejimi ihdas etmiştir:

a. TCK m. 158/4 uyarınca cezada yarı oranında indirim yapılsa dahi, mağdurun uğradığı maddi zarar tamamen giderilinceye kadar infazın durdurulmasına veya ertelenmesine karar verilemez.

b. Kesinleşmiş ve infaz aşamasında olan dosyalar yönünden; hükümlü, ihbar veya ihtar tarihinden itibaren 6 ay içinde mağdurun zararını tamamen tazmin ederse, hakkında lehe kanun uygulaması çerçevesinde TCK m. 168/2 indirimi tatbik edilir.

 

4-) CMK m. 128/A Hükmü İle Hesapların 48 Saat Süreyle Askıya Alınması Tedbiri

   7589 sayılı Kanun ile uyumlu olarak [ve 7571 sayılı Kanun düzenlemesi (11. Yargı Paketi) paralelinde] ceza muhakemesi ayağında da koruma tedbirleri sıkılaştırılmıştır.

   CMK m. 128/A uyarınca; TCK m. 142/2-e, TCK m. 158/1-f/l ve TCK m. 245 suçlarının işlendiğine dair makul şüphe bulunması halinde; bankalar, ödeme hizmeti sağlayıcıları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları, suçta kullanılan hesapları Cumhuriyet savcılığı talimatı veya re’sen 48 saate kadar askıya alma (blokaj) kararı verebilmektedir. Bu tedbir, dolandırıcılık paralarının kripto borsalara veya yurt dışına kaçırılmasını engellemeyi hedefler.

 

5-) HAGB ve Erteleme İmkanı Açısından Değerlendirmemiz

   Nitelikli dolandırıcılık suçunun alt sınırı TCK m. 158/1-f uyarınca 4 yıl hapis cezasıdır. 31 Temmuz 2026 öncesinde hesap sahipleri doğrudan 4 yıldan başlayan cezalarla karşı karşıya kalırken; yeni rejimde sanığın fiili sadece “hesap vermekle sınırlı” ise:

a. Sanığın 4 yıl hapis ceza almış olması halinde,

b. TCK m. 158/4 İndirimi (1/2): 2 Yıl Hapis cezasına,

c. TCK m. 62 Takdiri İndirim (1/6): 1 Yıl 8 Ay Hapis cezasına hükmedilebilir.

Bu hesaplama sonucunda netice ceza 2 yılın altına düştüğünden, sanık hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) veya Hapis Cezasının Ertelenmesi (TCK m. 51) kararı verilmesinin önü açılmaktadır.

 

Sonuç:

   31 Temmuz 2026 düzenlemesi ile birlikte “IBAN kiralayan ya da hesap kullandıran” kişileri örgüt liderleriyle aynı kefeye koyan adaletsiz cezalandırma pratiği esnetilmiş; buna karşılık mağdur zararının ödenmesi, infazın durdurulması için bir ön şart haline getirmiştir. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında sanığın fiili katkısının sınırı, HTS analizleri ve banka dökümleriyle doğru teşhis edilmeli; lehe olan TCK m. 158/4 uyarlaması mahkemelerden talep edilmelidir.

 

Prev post
12. Yargı Paketi Neler Getiriyor? İcra ve İflas Kanunu Açısından Değerlendirme
Temmuz 31, 2026