Loading

İhtiyaç ve sorularınız için
iletişime geçin

İçerikler

Kamu Görevlisi Hekimlerin Malpraktis ve Rücu Süreçlerinde 7406 Sayılı Kanun Kapsamında Mesleki Sorumluluğu

Kamu Görevlisi Hekimlerin Malpraktis ve Rücu Süreçlerinde 7406 Sayılı Kanun Kapsamında Mesleki Sorumluluğu

Tıbbi uygulama hataları (malpraktis), günümüzde tıp ve hukuk disiplinlerinin kesiştiği en kritik alanlardan biridir. Özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan hekimlerin hukuki sorumluluğu, 7406 sayılı Kanun ile getirilen köklü değişiklikler neticesinde yeni bir boyuta evrilmiştir. Bu yazıda, kamu görevlisi hekimlerin malpraktis süreçleri ve idarenin rücu hakkındaki güncel yasal düzenlemeler ele alınacaktır. 

Malpraktis ve Komplikasyon Ayrımı
Hukuki sorumluluğun tayininde ilk adım, meydana gelen zararın bir malpraktis mi yoksa komplikasyon mu olduğunun tespitidir. Malpraktis, hekimin dikkatsizliği, tedbirsizliği veya mesleki bilgisizliği nedeniyle standart tıbbi uygulamadan sapmasıdır. Buna karşılık komplikasyon, tıbbi standartlara uygun müdahaleye rağmen ortaya çıkabilen, öngörülemeyen veya önlenemeyen “izin verilen risk” kapsamındaki zararlardır ve hukuki sorumluluk doğurmaz. Hukuka uygun bir müdahale için yetkili personel, aydınlatılmış rıza ve tıbbi zorunluluk şartları bir arada bulunmalıdır. 
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen ek 18. madde ile sağlık çalışanları için hem ceza soruşturması hem de rücu süreci öncesinde izin usulü getirilmiştir. Bu kapsamda kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu (MSK), kamu görevlisi hekimler hakkında soruşturma izni verme yetkisine sahip tek mercidir. Kurul, ön incelemesini en geç 60 gün içinde tamamlamak zorundadır ve kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açıktır. 
 
Rücu Şartlarının Ağırlaştırılması ve “Kasıt” Unsuru
Eski sistemde idare, ödediği tazminatı hekimin kusuru oranında rücu edebilirken; yeni düzenleme ile rücu şartları önemli ölçüde zorlaştırılmıştır. İdarenin ödediği tazminatı hekime yansıtabilmesi için;
  1. Hekimin kasten görevinin gereklerine aykırı hareket ettiğinin tespit edilmesi,
  2. Bu durumun kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı ile hüküm altına alınması zorunludur. 

Bu düzenleme, hekimleri tazminat baskısının yaşattığı negatif etkilerden korumayı amaçlamaktadır.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS)

Kamu hekimleri, tıbbi kötü uygulama iddialarına ve idarenin olası rücu taleplerine karşı sigorta yaptırmakla yükümlüdür. Primin yarısı kurumca karşılanan bu sigortada, rizikonun gerçekleştiği anın belirlenmesinde Türk Ticaret Kanunu m. 1473 uyarınca “sebep olayı” esas alınsa da, ZMSS Genel Şartları “talep teorisini” öngörmektedir; bu çelişki uygulamada hukuki ihtilaflara neden olabilmektedir.

Sigorta teminatı, maddi-manevi tazminatın yanı sıra yargılama giderlerini ve vekalet ücretlerini de kapsamaktadır.

Sonuç
Yeni yasal düzenlemeler, kamu görevlisi hekimler için güçlü bir hukuki koruma kalkanı oluşturmuştur. Ancak malpraktis iddiaları karşısında hak kaybına uğramamak adına, sürecin Mesleki Sorumluluk Kurulu aşamasından itibaren uzman bir hukukçu desteğiyle takip edilmesi elzemdir.

Kaynakça

Yıldız, Merve, “Kamu Görevlisi Hekimlerin Malpraktisten Doğan Rücu Davalarının Defansif Tıp Bakış Açısıyla İncelenmesi”, 2025, [Yüksek lisans tezi, İzmir Bakırçay Üniversitesi]. YÖK Tez Merkezi. https://tez.yok.gov.tr

Prev post
Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Güncel Görünüm
Aralık 18, 2025
Next post
İş Kazası Sonrası İşverenin Hukuki Sorumluluğu ve Tazminat Hakları
Ocak 4, 2026